152. Dönem Öğrencileri, Törenle Mezun Oldu

4 Haziran 2025

Darüşşafaka Lisesi 152. Dönem öğrencileri, 4 Haziran 2025 Çarşamba günü Darüşşafaka Açık Spor Sahasında düzenlenen törenle diplomalarını aldı.

Darüşşafaka Lisesinin 83 öğrencisinin yeni yaşamlarına uğurlandığı törene; Darüşşafaka Cemiyeti ve Eğitim Kurumları yöneticileri, Darüşşafakalılar Derneği ve Darüşşafaka Spor Kulübü yöneticileri, Darüşşafaka Cemiyeti Yüksek Danışma Kurulu üyeleri, bu yıl mezuniyetlerinin 50. yılını kutlayan 1975 yılı mezunları, öğrenciler, öğretmenler, Darüşşafakalılar, veliler ve bağışçılar katıldı.

11. sınıf öğrencilerinden Hilal M. ile Adnan Can Ö.nün sunuculuğunu yaptığı tören; Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşlarıyla Darüşşafaka’nın kurucularının değerli anısı önünde saygı duruşu ve ardından İstiklal Marşı’yla başladı. Törenin açış konuşmasını Darüşşafaka Lisesi Müdürü Nilüfer Kavaklı yaptı.

Kavaklı: “Biz sadece pusulaydık, yolculuğu sizler yaptınız.”

Mezunlara her zaman cesaretli olmalarını söyleyen Kavaklı, “Hatırlıyor musunuz? İlk gün geldiğinizde birçoğunuzun gözlerinde hem korku vardı hem umut. Ama sonra o korkuyu cesarete çevirdiniz. Gece sessizce ağlayanlarınız oldu, sabaha kocaman gülümseyerek uyananlarınız. Nelson Mandela ‘Eğitim dünyayı değiştirebilmek için kullanacağımız en güçlü silahtır.’ demiş. Ve siz bu silahı sadece bilgiyle değil cesaretle ve yüreğinizle kuşandınız… Eminim ki gittiğiniz yerlerde önce kendinizi, sonra ailelerinizi ve mezun olduğunuz Darüşşafaka’yı en iyi şekilde temsil edeceksiniz. Her yerde ışığınızla iz bırakacaksınız. Okulunuza her daim sahip çıkacağınıza yürekten inanıyorum. Ben denizci bir aileden geliyorum, sözlerimi de bir denizci metaforuyla bitirmek istiyorum müsaadenizle. Denizi seviyorsan dalgaları da seveceksin. Uçmayı biliyorsan düşmeyi de bileceksin. Korkuyla yaşarsan sadece hayatı izlersin. Hayat sadece cesurları seviyor çocuklar. Biz sadece pusulaydık, yolculuğu sizler yaptınız. Şimdi küçük teknelerinizi bırakıp daha büyük gemilere binerek büyük denizlere yelken açıyorsunuz ve kendi geminizin kaptasınız artık. Cesaret, bilim, vicdan ve Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkeleri doğrultusunda hayat rotanızı çizin. Hedefi olmayan bir gemiye hiçbir rüzgâr yardımcı olamaz. Pruvanız neta, dümeniniz viya ve rüzgârınız kolayınıza olsun!” dedi.

Arpacı: “Gerçek başarı, başkalarının yolunu da aydınlatmaktır.”

Kavaklı’dan sonra kürsüye gelen Darüşşafaka Eğitim Kurumları Genel Müdürü Ebru Arpacı, 152. Dönem’e şöyle seslendi: “Bugün, Darüşşafaka ailesinin birer ferdi olarak yeni bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Bu yolda, geçmişin ışığıyla yürüyüp, geleceğe umut olmaya söz verin. Belki adlarınız farklı, hedefleriniz çeşitli ama hepinizin omuzlarında ortak bir yük var: Size güvenen geçmişin ve sizden umut bekleyen geleceğin sorumluluğu… Darüşşafaka size sadece bir okul değil, bir yaşam biçimi sundu. Şimdi bir yola çıkıyorsunuz. Belki mühendis, belki doktor, belki sanatçı, belki öğretmen olacaksınız. Değerlerle büyüdünüz. Vefayı öğrendiniz. Hayal ettiniz ve çok çalıştınız. Her biriniz tüm eski mezunlar gibi arkanızda bir iz bırakıyorsunuz. Belki bir kitapla, belki bir öğrencinin hayatına dokunarak… Çünkü Darüşşafaka size şunu öğretti: Gerçek başarı, başkalarının yolunu da aydınlatmaktır. Düşünün ki siz ülkenin bilim anlayışını şekillendiren Salih Zeki’nin, ‘Kalem milletin vicdanıdır’ diyen Ahmet Rasim’in, ‘Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz’ derken Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile aynı masada oturan Kemalettin Sami Paşa’nın kardeşlerisiniz. Salih Zeki, aklın ışığını; Ahmet Rasim, vicdanın sesini size emanet etti. En büyük emanet ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten sizlere Cumhuriyet oldu.  Ata’mız şöyle demiş: ‘Sizler, yeni Türkiye’nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz. Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar.’ Türk gençliği amaca, bizim yüksek ülkümüze, durmadan yorulmadan yürüyecektir. Yürümekten ve Cumhuriyet değerlerine, Atatürk ilkelerine sahip çıkmaktan asla vazgeçmeyin.”

Arpacı’dan sonra Darüşşafaka Spor Kulübü Başkanı Abdurrahman Saruhan (DŞ’08) ve Darüşşafakalılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Merve Kalyoncu (DŞ’98) 152. Dönem’e hitap ettiler.

Güleç: “Bizler Ata’mızın ‘Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller’ hayalini, Darüşşafaka’nın her mezununda görüyoruz.”

Sadece bir mezuniyeti değil; inancın, emeğin ve umudun zaferini kutlamak için toplandıklarını belirten Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Güleç, “Darüşşafaka, bir okuldan çok daha fazlasıdır. Burası, eşitlik ilkesini yaşatan; yetenekle fırsatı buluşturan yegâne bir yuvadır.
Burada büyümek demek sadece matematiği, fiziği, edebiyatı öğrenmek değil; hayata karşı cesur, insana karşı adil, geleceğe karşı umutlu olmaktır.” dedi.  Oğuz Güleç, 152. Dönem mezunlarına şöyle seslendi: “Düşün, sorgula, üret. Ve asla ama asla cesaretini kaybetme. Çünkü cesaret, Atatürk’ün bize bıraktığı en büyük mirastır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu ülkenin kaderini değiştiren bir öğretmendi. Hayal etti, inandı, çalıştı ve başardı. Bizler de onun “Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller” hayalini, Darüşşafaka’nın her mezununda görüyoruz. Unutmayın: Atatürk’ün en büyük devrimi eğitimdi. Ve Darüşşafaka, çağdaş, akılcı, bilime dayanan eğitimiyle bu devrimi sürdürüyor. Bugün sırtınıza cübbelerinizi giydiniz ama bu sadece bir mezuniyet değil. Bu bir emanet teslimidir. Sizden sonra buraya yeni çocuklar gelecek. Siz de onlar için birer rol model, birer yol gösterici, birer umut olacaksınız. Unutmayın; Darüşşafaka bir defa girip bir ömür boyunca çıkamadığınız bir kalptir.”

Ardından Dünya Şampiyonu Türk paralimpik okçu Yiğit Caner Aydın, 152. Döneme “Son Ders” konuşması yaptı. Konuşmanın ardından geçilen ödül takdim töreninde Darüşşafaka Lisesini birincilikle bitiren Emine Özge O.’ya ödülü Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Güleç tarafından; ikincilikle bitiren Ayşe E.’ye ödülü Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Eğitim Komisyonu Başkanı Erman Süsler tarafından ve üçüncülükle bitiren Rahime Nur C.’ye ise ödülü Ebru Arpacı tarafından verildi.

Darüşşafaka Lisesini birincilikle bitiren Emine Özge O., yaş kütüğüne 152. Dönem plakasını çakmadan önce duygu yüklü bir konuşma yaptı. Özge, konuşmasında şunları söyledi:

“Darüşşafaka’da geçirdiğim sekiz yıl bana çok şey kattı. Dil öğrenmeye yatkın olduğumu, sahnede olmaktan nasıl bir keyif aldığımı, kitaplara derin bir bağla bağlı olduğumu, benim için emek veren insanlara emeklerinin karşılığını misliyle geri ödemeye çabalayabileceğimi gösterdim… Bu 17 yıllık hayatıma çok insan katkıda bulundu. Ben bile kendime inanmıyorken benden vazgeçmeyen öğretmenlerim, en karanlık gecelerimi birer fener gibi aydınlatan dostlarım, ne zorluklarla bana bu hayatı sağlayan akrabalarım ama en büyük rol modelim, hayat kaynağımı aldığım, güçlü ve kelimenin tam anlamıyla fedakâr bir kadın olan annem… Annem, bana beni mutlu eden her şeyi yapamayacağımı ya da olmak istediğim kişi olamayacağımı asla söylemedi. Evimizi sevgiyle, kahkahayla, kitapla ve müzikle doldurdu. Beni tek başına büyüttü. Sayesinde kocaman bir ailenin eksikliğini hiç hissetmedim. O bana her şeyden önce bir insan olmayı öğretti. Dünya için yararlı ve her daim seven bir insan. Bu inanılmaz 17 yıl boyunca bana rehberlik ederken en çok olmak istediğim kişinin o olduğunu hiç fark edip etmediğini bilmiyorum. Beni her daim karşılıksız sevdiğin için teşekkür ederim anne.”

Celalettin Çağlar (DŞ’69) Ödülü

“Fen bilimleri” ve “Matematik” derslerinde başarılarıyla öne çıkan öğrencilere verilen Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Eski Üyesi Celalettin Çağlar’ın (DŞ’69) özel ödülü ise bu yıl fen alanında Hatice G.’nin ve matematik alanında Ayşe E.’nin oldu. Öğrencilere ödülleri, 12. Sınıflar Müdür Yardımcısı İbrahim Deniz tarafından takdim edildi.

Törende; mezuniyetlerinin 50. yılını kutlayan 1975 mezunlarını temsilen “Geleneksel 50. Yıl Konuşması”nı yapmak üzere kürsüye çıkan Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkan Vekili Erman Süsler, şunları söyledi: “Bugün burada, sizlerin karşısında, 50 yıl önce mezun olmuş bir Darüşşafakalı olarak konuşmak benim için tarifsiz bir onur; aynı zamanda içimi titreten bir duygusallık. Tam yarım asır geçmiş ama yine o yeşil-siyah renklerimizi, sabah uyandığımızda yapılan yayınlardaki müzikleri, derslerden sonra her birimizin koşa koşa gittiği ilgi alanlarımızı hiçbir zaman aklımızdan çıkarmayalım. Darüşşafaka içimize öyle bir işlemiş ki, ne zaman bir Darüşşafakalı görsek, konu dönüp dolaşıp Darüşşafaka anılarına gelir ve gözlerimiz parıldar. Darüşşafaka bizim için sadece bir okul değildi; o bizim evimizdi, yuvamızdı, ailemizdi. Biz orada sadece ders öğrenmedik; biz orada insan olmayı, kardeşliği, emeğin kıymetini ve adaletin değerini öğrendik… Bugün burada gözlerimin içine bakan siz sevgili kardeşlerimle, o günlerin izlerini taşıyoruz. Bu konuşmayı yaparken kalbim hem dolu hem de hızla atıyor. Büyük Darüşşafaka ailesine teşekkür ediyorum. İyi ki bu yolculuğa sizinle çıktım. İyi ki biz Daçkalıyız.”

Süsler’in konuşmasının ardından 1975 mezunları anı diplomaları Oğuz Güleç tarafından takdim edilirken, 1975’lilerin 152. Dönem YKS 1.sine verilmek üzere hazırladığı hediye de Erman Süsler tarafından Ebru Arpacı’ya teslim edildi.

Geleneksel bayrak ve flama devir teslim töreninde 152. Dönem öğrencilerinden Simay N. ve Ada Han Y. bayrak ve flamayı, 11. sınıf öğrencilerinden Nehir Selvi E. ve Yunus Emre S.ye teslim etti.

Daha sonra, beklenen an geldi ve 152. Dönem mezunları tek tek diplomalarını aldı. Mezuniyet töreni, hep bir ağızdan söylenen Darüşşafaka Marşı’nın ardından kep atma ritüeliyle son buldu.